sessizligin cigligi
41 Takipçi | 7 Takip
01 07 2013

Bir sana anlatabilirim seni birde bir şarapçıya belki..

Bir sana anlatabilirim seni birde bir şarapçıya belki.. |  görsel 1

Seni anlayacak tek kişiye aşık olmak ve ona hiçbir şeyi anlatamıyor olmak = çaresizlik ..
Beni anlıyor dediğin kişinin seni konuştuklarından anlaması yeterli değildir .. Sustuğunda dökülenleri duyuyorsa,okuyorsa içini anlıyordur tam anlamıyla.. Biliyorum o da anlıyor beni sustuğumda da heyecanla anlattığımda da.. Ama ona onu anlatamıyorum, ona onsuzluğa olan küfürlerimi sıralayamıyorum.. Ona ondan önce yaşamdan saydığım zaman diliminde ki yaşanmışlıklarımı anlatamıyorum.. Ona gelince kelimeler utanıyor,saklanıyor yerlerinden çıkaramıyorum..

Onsuzlukla birleşince içinde biriktirdiklerinin ağır yükü;göğsün sıkışıyor.. İster ucu bucağı gözükmeyen bir denizin ortasında ol ister dört duvar içinde sığamıyorsun olduğun yere için dolup taşacak gibi oluyor.. Boğazında takılı kalıyor öfkelerinde,sevinçlerinde.. Göğsünü iki yana ayırıp açmak istiyorsun içine hava gelsin istiyorsun ne varsa orada sıkışan dışarı taşsın istiyorsun.. Yutkunmaya çalıştıkça acıyor,yakıyor çığlık atmak istiyorsun.. En iyi yaptığın şeyi yapıp susuyorsun.. Gözlerinden bilinçsizce akan yaşlar damlıyor bedeninin muhtelif yerlerine .. İçinde ne idüğü belirsiz duygular büyüyor git gide tahammül sınırını çoktan aştığını anlıyorsun.. Gitmek istiyorsun ,koşarak uzaklaşmak.. Gidemiyorsun ! Gitmek istediğin yere vardığında örülü duvarlarla karşılanacağını biliyorsun,olduğun yerde kalıyorsun.. Diz çöküyorsun ,yalvarıyorsun bitsin diye.. Bitmiyor ve bitmeyecek biliyorsun ! 


Bitmedi işte ! Yine geldi vurdu beni aşk ,onsuzluk,kimsesizlik,sessizlik nöbetleri ya da adı her neyse işte ! İçimdekileri kelimelerle kusmam lazım ama ne yazık ki etrafımda ki insanların beni anlayabileceğini sanmıyorum.. Yazmak da yeterli gelmiyor bazen, buruşturup atılmış kağıt parçalı yalnızca dağınık hayatıma biraz daha buruşukluk katıyor.. Seni birine anlatmam lazım , beni tanımayan seni tanımayan henüz aşk acısına hayatında yeterli yeri vermemiş olan birine anlatmam lazım..

En iyisi şu kapıdan çıkıp Beşiktaş’a inmek sevgili bilirim sende seversin sahilini.. Defalarca insanlarını izlediğim üzerine hikayeler yazdığım , sana dair hayaller büyüttüğüm sahile gitmek.. Oturup ayaklarımı sallandırmalıyım denize doğru sanki damla damla göz yaşlarım paçalarımdan aşağı denize dökülecekmiş gibi hissetmeliyim yine.. Elime bir bira almalıyım uzun uzun denizi seyredip birazdan yapacağım konuşmanın provasını yapmalıyım belki de.. Elbette bir şarapçı yerini alacak taşın üzerinde; hikayeleri bol şarapçılar barındırır İstanbul sahil kenarı en güzel semtlerinde.. Evet elinde şarabı saçı sakalı birbirine karışmış yaşanmışlıklarını geceye gündüze saat fark etmeksizin kusan bir şarapçı benim için en ideal dinleyici olabilir.. Kim bilir yokluğuna dair bir özlü sözle boyar gözlerimin içini.. Belki yarım kalana dair bir şarkı seçeriz eskilerden.. Bende gördüğü seni dinlerim bir yabancıdan ilk kez.. Belki de ben anlatırken o da anlatır kendi hikayesini birbirimize teğet geçer yaşanmışlıklarımız .. Kim bilir belki de farklı cümlelerde ki “keşke”lerimiz çarpışır saçlarımı dalgalandıran rüzgarda.. Belki de uzun uzun susarız, göz yaşlarımızla cümleler kurarız..

 Ve en sonunda bir “merhaba” demeden başlayan sohbet arkadaşlığımızı , alkolün eşlik ettiği iç döküntüsü seansımızı ilk kez “hoşça kal” denilmeyen bir veda da sonlandırır, geldiğimiz yönlere doğru ayrı ayrı yol alırız..  

 

Yokluğunu unutturmayan yüklerimi hafifletmeyen ama kısa sürelide olsa anlaşıldığımı hissettiren şarapçıların şerefine kalksın bu kadehim !

Hadi hep beraber “gidenin ardından piç gibi kalmış geleceğe “

 

 

Kaynak : sessizligincigligi.blogcu.com

0
0
0
Yorum Yaz